Makalelerimiz > Tüp Bebek Makaleler > Laparoskopi-Histeroskopi Makaleler > Jinekoloji Makaleler > Gebelik-Doğum Makaleler > Vajinismus Makaleler

Gebelikte beslenme nasıl olmalıdır?




Sağlıklı bir gebelik dönemi için yeterli, dengeli ve organik beslenme çok önemlidir. Tüm besin çeşitlerinin dengeli ve düzenli olarak tüketilmesi gerekir. Böylece annenin ve bebeğin ihtiyaçları karşılanır, besin depolarını doldurulur ve fetüsün sağlıklı gelişimini sağlanır. Bebeğin bedensel, ruhsal ve zihinsel büyümesi, gelişmesi doğum öncesi dönemde annenin iyi beslenmesi ile başlar. Hamileliğiniz süresince nasıl beslendiğiniz, çocuğunuzun gelecekteki sağlık durumunu etkiler.

Gebelikte günlük enerji ihtiyacındaki artış sadece 150-300 kaloridir. Yani ekstradan 1-2 kaşık yemek veya 1 su bardağı süt bu ihtiyacı karşılar. Tüm gebelik boyunca ortalama kilo alımı, normal kilolu kadınlarda 10-14 kilo olmalıdır. Gebelik döneminde alınan fazla kilolar ve/veya gebeliğe aşırı kiloyla başlamak doğumu güçleştirmekte ve gebelikte ve sonrasında sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

GEBELİKTE TÜKETİLMESİ GEREKEN BAZI BESİN ÖĞELERİ


KALSİYUM


Gebelikte kalsiyum alımı hem anne hem de bebek sağlığı için önemlidir. Kalsiyum minerali, bebeğin bazı metabolik fonksiyonlarının devamı ve iskelet sisteminin gelişimi için gereklidir. Hamilelik sırasında yeterli miktarda kalsiyum alınmazsa bebek ihtiyacını annenin vücudundan ve kemiklerinden kalsiyumu çekerek sağlar. Bu da annenin daha ileriki yıllarda sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, gebelik döneminde kalsiyum eksikliği kramplarda artışa sebep olur. Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Çoğu dengeli beslenen kadında besinlerle alınan kalsiyum yeterlidir. Yetersizlik bulguları oluştuğunda ise ilaçlarla dışardan takviye edilmelidir.

PROTEİNLER


Proteinler vücutta yapıcı, onarıcı fonksiyonları olan gıdalardır. Büyüme, gelişme ve iyileşme anlamında önemli yere sahiptirler. Gebelikte önemi daha da artar. Gebelikte protein ihtiyacı yüzde 30 civarında artar. Protein açısından zengin gıdalar özellikle et, balık tüketilmesi, yoğurt, süt, peynir, baklagillerin düzenli tüketilmesi bu ihtiyacı karşılamaya yetecektir. Kırmızı et mümkün mertebe yağsız olarak tüketilmelidir. Balık tüketimi de proteinin yanı sıra omega 3 ve omega 6 yağ asitleri içermesi nedeniyle önemlidir. Denizlerin kirlenmesi, ağır metallerin artması nedeniyle balık tüketimi haftada 2 porsiyondan fazla olmamalıdır. Kabuklu deniz ürünleri, midye, istakoz, yengeç vb daha fazla oranda ağır metal içerdiği için tüketilmemelidir.

KARBONHİDRATLAR


Karbonhidratlar vücudun birinci dereceden enerji kaynağıdır ve metabolizmanın normal olarak işlemesi için önemlidir. Yapıtaşları glikozdur. Depo şekli hayvanlarda glikojen bitkilerde ise nişasta şeklindedir. Bu gıdalar fazla alındıklarında yağ olarak vücutta depolanır ve kilo artışına neden olurlar. Karbonhidratlar iki çeşittir;

Basit karbonhidratlar: Bunlar genelde disakkaritlerden oluşur, bunlar bağırsakta yıkılarak glukoza dönüştürülür. Basit karbonhidratların bağırsaklarda yıkımı kolay, emilimi hızlıdır. Bu nedenle kan şekerini ani yükseltir, geç tokluk hissi verir, daha hızlı kilo alımına, insülin seviyelerinde dengesizliğe neden olur. Bunlar daha çok işlenmiş hazır gıdalarda bulunur; şeker, tatlılar, yaş pasta gibi. Bunların dışında meyvelerde, balda ve süt-süt ürünlerinde de basit karbonhidratlar bulunur.

Kompleks karbonhidratlar: Bunlar komplex polisakkaritlerden oluşur. Barsaklarda yıkımı yavaştır. Bu nedenle emilimi de yavaş olur. Kan şekerinde ani yükselmelere neden olmaz. Daha çabuk tokluk hissi oluşturur. Kompleks karbonhidratlı yiyecekler aynı zamanda besin lifi bakımından zengindir, bu nedenle kilo alımına daha az neden olur. Komplex karbonhidrat içeren gıdalara örnek olarak ekmek, baklagiller, patates, makarna, pirinç, tahıl ve hububatı verebiliriz.

Gebe kadınlar tarafından aşırı kilo alma korkusuyla karbonhidrat alımının azaltılması iyi sonuçlar doğurmayabilir. Karbonhidratlar vücut için gereklidir ve belirli oranlarda alınması dengeli beslenme, organların ve kasların fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gereken enerjinin sağlanması açısından önemlidir.

Basit karbonhidratlar, çok yüksek oranda kalori kaynakları olduğundan gebeler tarafından fazla tüketilmemelidir. Yemekler ekstra şeker koymadan tüketilmeli, sonradan şeker eklenen işlenmiş hazır gıdalar olabildiğince az tüketilmelidir. Kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli, özellikle kepekli buğday gibi lifli tipleri daha az kalori içerdikleri, besleyici oldukları ve lif içerdikleri için gebelikte tercih edilmelidir. Basit karbonhidrat kaynağı içinse rafine şeker yerine meyve ve sebze tüketilmelidir. Öte yandan kompleks karbonhidratlar da, gebelikte gereğinden fazla alınmamalıdır. Örneğin; her öğünde 1-2 dilim kepekli ekmek yeterli olacaktır.

DEMİR


Gelişmiş ülkelerde kadınların üçte birinde, gelişmemiş ülkelerde ise yarısından çoğunda demir eksikliği vardır. Bu eksiklik oranı gebelikte ihtiyacın artması nedeniyle daha da artar. Çünkü gebelik esnasında annenin ekstradan 1000 mg demire ihtiyacı vardır. Bunun yarısı, kendi vücudunda oluşan gebeliğe bağlı değişiklikler için kullanılır, diğer yarısı ise bebekte organ ve kan hücrelerinin gelişimi için harcanır. Kadının demir depolarının doluluğuna göre günlük ihtiyaç gebe ve emziren kadınlarda 30-100 mg arasında değişir. Gıdalarla alınan demirin sadece %10’unu vücut tarafından emildiği için, bu gebenin günlük ihtiyacını karşılamaz. Bu nedenle gebelikte dışardan demir alımı gereklidir. Gebeliğin ilk yarısında demir gereksinimi az olduğu için, besinlerden demir alınması yeterli olur, ilaç kullanmaya gerek kalmaz. Demir eksikliğini en aza indirebilmek için kan yapıcı; pekmez, kuru üzüm, kırmızı et, yumurta ve kuru baklagillerden zengin gıdaların tüketilmelidir. Ayrıca, C vitamininden zengin meyve ve sebzelerin bu gıdalarla beraber tüketilmesi bağırsaklardan demir emilimini arttırır. Ancak, gebeliğin ikinci yarısında hem annenin kırmızı kan hücrelerindeki artış hem de fetüsün hızlı büyümesi nedeniyle, demir gereksinimi artar. Bu da yalnız besinler yoluyla sağlanamadığı için demir ilacı başlanması gerekir. Demir eksikliği ciddi olduğu zaman bebekte büyüme geriliğine ve erken doğuma yol açabilir. Doğum sonrası annenin iyileşmesi gecikir.

Genelde 4. aydan itibaren başlanılan demir hapları süt-süt ürünleri ve kalsiyum içeren ilaçlarla birlikte alınmamalıdır. Çünkü bunlar bağırsaktan demirin emilimini azaltır. Yine bazı mide ilaçları da demir emilimini azalttığından bunlar da bir arada kullanılmamalıdır.

C VİTAMİNİ


Bütün vitaminler gibi C Vitamini de hamilelik döneminde çok önemlidir. Bebeğin doku gelişimi ve demir emilimi açısından gereklidir. Anne ve bebeği enfeksiyonlara karşı korur ve vücut direncini arttırır. C vitamini eksikliği ülkemizde sebze-meyvenin bol bulunması ve tüketilmesi nedeniyle nadir görülmektedir. Bu vitaminin eksikliği suların erken gelmesine ve erken doğuma neden olabilmektedir. Gebelikte artan C vitaminini ihtiyacı, bol bol meyve ve sebze yiyerek karşılanmalıdır. Vücutta depolanmadığı için her gün belli bir miktar alınmalıdır. Sebze ve meyveler tazeyken tüketmeli, iyi yıkanmış sebzeleri çiğ ya da az haşlayarak yenmelidir.

FOLİK ASİT


Folik Asit (B9 vitamini), koyu yeşil yapraklı sebzelerde yaygın olarak bulunan, bebekte sinir sistemi hastalıkları riskini azaltan, hücre büyümesi ve organ gelişiminde rol oynayan önemli bir B vitaminidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden fazla alınması gerektiği için her gün alınmalıdır. Folik asit taze sebze, meyve, patates, baklagiller, süt, kepekli ürünlerde bulunur. Bebeğin organ gelişimi için hayati önem taşıması nedeniyle gebelik planlandığında ve gebeliğin ilk 3 ayında folik asit içeren ilaçlar verilir.

LİFLİ GIDALAR


Lifli gıdalar, bağırsaklarda posa oluşturması nedeniyle gebelikte sık görülen kabızlığı engeller. Bunun yanı sıra lif içeren sebze ve meyvelerin tüketilmesi vitamin ve sıvı ihtiyacını da karşılar. Gebe kadınlar tarafından her gün en az iki veya üç çeşit sebze veya meyve yenmelidir. Yeterli lifli gıda alımı için her yemekte bir büyük tabak az tuzlu salata yemek veya meyve tüketmek iyi bir çözüm olacaktır. Yeterli miktarda lif alabilmek için meyve ve sebzelerin, örneğin elma, salatalık veya domates kabukları soyulmadan tüketilmelidir. Kepekli besinler de lif içerir, ancak aşırı tüketildiğinde diğer bazı besinlerin bağırsaklardan emilimini azaltır. Bu nedenle aşırı tüketilmemelidir.

YAĞLAR


Yağlar insan vücudu için gerekli olan enerjinin en önemli kaynaklarından biridir. Yağlar hem enerji kaynağıdır, hem de bazı vitaminlerin ve gıdaların bağırsaklardan emilmesi için gereklidir. Omega-3 ve omega-6 tipindeki yağlar vücutta üretilmezler, bunların gıdalarla dışarıdan alınmaları gerekir. Bu tip yağlar kabuklu kuruyemişlerde örneğin ceviz, fındık, badem ve balık-balık yağında bulunur. Gebelikte bunların tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Aşırı yağ tüketimi gebelikte aşırı kilo alımına neden olabilir. Yemeklerde bitkisel yağların kullanılması daha sağlıklıdır. Sıvı bitki yağlarının hidrojenizasyonu ile oluşan trans yağların kullanımından ise kaçınılmalıdır.

GEBELİKTE SIVI ALIMI


Gebelik döneminde metabolizmanın hızlanması, böbreklerin daha fazla çalışması, vücudun sıvı miktarının artması ve büyümekte olan bebeğin artmış olan ihtiyaçları nedeniyle günlük sıvı ihtiyacı artar. Günlük alınması gereken minimum miktar mevsime ve çalışma koşullarına göre değişmekle beraber 2-2,5 litredir. Susama hissi olmasa bile belli aralıklarla düzenli olarak sıvı alımı sürdürülmelidir. Özellikle bol su tüketimi idrar yolu enfeksiyonu, kabızlık, bebeğin suyunun azalması, erken doğum gibi pek çok durumda koruyucu veya tedavi edici olabilir. Gebelikte çay, kahve, kolalı ve kafeinli içecekler önerilmez. Maden suyu (soda) içilmesinin ise bir sakıncası yoktur.

BESLENME İÇİN İPUÇLARI


Sigara- alkol almayın.
Az az, sık sık beslenin. Ara öğünleriniz olsun.
Günde 3-6 dilim ekmeği aşmayın. Pilav, makarna gibi gıdaları 2-3 kaşıktan fazla tüketmeyin.
Mutlaka 8-10 bardak su için.
Kola, gazoz, gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durun.
Kızartmanın her türlüsünden kaçının.
Konserve, tatlandırıcı ve hazır gıdaları tercih etmeyin.
Turşu gibi aşırı tuzlu gıdalardan da kaçının.
Gebelerin kalsiyum ihtiyacı arttığı için günde 2 bardak süt veya onun dengi olacak şekilde yoğurt-peynir tüketin.
Vitamin ihtiyacı için her öğünde yeteri kadar iyi yıkanmış sebze ve meyve tüketin.
B12 eksikliği olmaması için hayvansal gıdaları (kırmızı et, balık) az yağlı olarak tüketin.
Eti iyi pişmiş olarak tüketin.
Çiğ etten üretilen gıdaları (salam, sosis, etli çiğ köfte vb) tüketmeyin.
Aldığınız gıdaların taze olmasına dikkat edin.
Yediğiniz gıdalarda “çeşitliliğe” önem verin.
Aşırı yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdaları tüketmeyin
Yemeklerde iyotlu tuz kullanın.




Kliniğimizde

Kliniğimizde gebelik öncesi hastaların gebeliğe uygun olup olmadığını belirlemek için yapılan muayenede smear testi muhakkak alınır. Kan ve idrar testleri alınarak değerlendirilir. Problem çıkan hastalarda gebelik geciktirilir.

Ankara Jinekolog İletişim Bilgileri

Telefon:(312)285-85-88
Email: nerminkosus@gmail.com
Website: www.drnerminkosus.com

Ankara Ticaret Merkezi,
Kızılırmak Mah,
1450 sok,
B Blok No:4,
Çukurambar/Çankaya,
ANKARA